Ana Sayfa Hakkımızda Forum Dosyalar Foto Galeri Mesaj Panosu İletişim
Üye Girişi
KARAİSALILAR DERNEĞİ
 
 Üye Listesi
 YÖNETİM KURULUMUZ
 KARAİSALI TARİHİ
 TARİHİ ve TURİSTİK YERLER
 GELENEKLERİMİZ
 DEYİMLERİMİZ ve KELİMELERİMİZ
 SPONSORLARIMIZ
 KÖYLERİMİZ
 VİDEOLAR
 ÜNLÜLERİMİZ
 KARAİSALI ŞİİRLERİ
 BASINDA DERNEĞİMİZ
 KARAİSALI TÜRKÜLERİ
 EDİTÖRDEN LİNKLER
 BAŞKANIN MESAJI
 KARAİSALI FACEBOOK
Linkler
 
 KARAİSALILI ESNAFLAR SİTESİ
 KARAİSALI.NET
 KIZILDAĞ YAYLASI
 ÇEVLİK KÖYÜ
 GİLDİRLİ KÖYÜ
 HACIKIRI KÖYÜ (KIRALAN)
 BOZTAHTA KÖYÜ
 KÖRÜKLÜ (ÇAYRAZ)
 KARAİSALI MİLLİ EĞİTİM
 KARAİSALI KAYMAKAMLIĞI
 KARAİSALI DEVLET HASTANESİ
 KARAİSALI SAĞLIK MESLEK LİSESİ
 KARAİSALI Ç.Ü. M.Y.O.
 KARAİSALI BELEDİYESİ
Site Haritası
SON DAKİKA HABERLERİ
 

 
FACEBOOK KARAİSALI
 
KARAİSALI on Facebook

 
KUŞDEMİR REKLAM
 
 
OĞUZ ADEM SELÇUK

 


Türkçemize Sahip Çıkmak

 

Oğuz Adem SELÇUK

 

         Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Paşa, 1929 yılında yaptığı bir konuşmada “Türk Milletinin dili Türkçedir. Türk dili, dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini sever, onu yükseltmek için çalışır… Türk dili, Türk Milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk Milleti, geçirdiği nihayetsiz felaketler içinde ahlakının, geleneklerinin, hatıralarının, çıkarlarının, kısaca kendi milliyetini yapan her şeyin dili sayesinde korunduğunu görüyor. Türk dili, Türk Milletinin kalbidir, zihnidir.” sözleri ile tarihten günümüze, günümüzden geleceğe uzanan en büyük gerçeği dile getirmiştir.

         Türk Dilinin büyük şairlerinden Yahya Kemal Beyatlı da, Türkçemize dair duygu ve düşüncesini “Türkçe, ağzımda anamın ak sütüdür” mısraı ile ne kadar güzel ifade etmiştir.

         Bir kültür ve ülkü birliği olarak, geçmişte ve dahi bugün Türklüğün en önemli konusu dildir. Türk dili, aynı zamanda Türk kültür ve ülkü birliğinin de kurucu unsurudur. Türk dili, tarihin en eski, en zengin ve en yaygın dillerinin başında gelmektedir.

Türk dili, diğer dillere birçok kelime vermiş, kurallar getirmiştir. Bugün dünyada içerisinde Türk dilinden kelimeler ve kurallar bulunmayan hiçbir dil yoktur. Mesela “yoğurt” ve “ayran” sözcüğü Türkçedir ve sütten üretilen bu iki gıda Türk buluşudur. Bütün dünya dillerinde bu şekilde ifade edilmektedir.

Bayram sözcüğünü seviyorum. Yaşayan Türkçe’mizin en güzel sözcüklerinden biridir bayram. Hem anlam itibariyle ve hem de eylem itibariyle…

Türk Milleti, Müslümanlığı seçtikten sonra inanç ve yaşantısında kullandığı birçok kelime ya da kavramı unutmuş veya unutturulmuş, bunların yerine Arapça ve Farsça kökenli sözcükler kullanılmaya başlanılmıştır. Bu süreç, özellikle Anadolu Coğrafyasına gelindikten ve Osmanlı Devletinin Arap Coğrafyasının büyük bir bölümünü egemenliği altına almasından sonra hız kazanmıştır.

Ama Bayram, bu kuşatmadan çemberi yararak kurtulmuş, Arabın “iyd”ine, Farsın bilmem neyine teslim olmamış, dimdik ayakta kalmış ve bugünlere kadar varlığını sürdürmüştür. Bayram gibi Oruç da, varlığını devam ettiren “gazi” kelimelerimizden biridir.

Bayram, kelimesi ilk kez, Kaşgarlı Mahmut’un XI. Yüzyılda yazdığı Divan’da görülmektedir.

Kaşgarlı Mahmut, kelimesinin aslının “bedhrem” olduğunu, bu sözcüğü Oğuzların “beyrem” şekline çevirdiklerini belirtir. Bayram kelimesi, zamanla Anadolu coğrafyasında “bayram” olarak değişikliğe uğrayarak kullanılmıştır.

Türkler, Müslümanlığı kabul ettikleri ilk yüzyıllarda inanç ve ibadet sistemlerinde çok sayıda Türkçe kelime kullanıyorlardı.

Mesela Arap Dilinde Nebi ya da Resul, Farsça’da ise Peygamber olarak ifade edilen kavram yerine Türkler, Yalvaç ya da Elçi diyorlardı.

 Arapça “Allah, İlah, Rab” yerine ise “Tanrı ve Çalap” kelimelerini kullanıyorlardı. Bu sözcükleri Anadolu’ya geldikleri zaman da kullanmaya devam ediyorlardı. Hatta yer adı olarak… Mesela, Isparta İlimize bağlı Yalvaç İlçesinin adı buradan gelir. Aynı şekilde Bayram ismi taşıyan çok sayıda yer adına da rastlamaktayız: Çanakkale İlimize bağlı Bayramiç,  bunlardan sadece birisidir. Yunus Emre de, “Dertli Dolap” isimli şiirinde, Çalap kelimesini kullanmıştır.

 

         Benim adım dertli dolap

         Suyum akar yalap yalap

         Böyle emreylemiş Çalap

         Derdim vardır inilerim.

 

Sonra ne oldu, nasıl oldu bilinmez, birden bire dilimiz, inanç ve ibadet sisteminde ve başka alanlarda Farsça ve Arapça’nın örtülü işgaline uğradı. Tabi ki, bu biraz bilmeden ve biraz da özentiden ileri geliyordu. Ve belki de kasıt vardı.

Ama bugün, üzülerek ifade etmeliyim ki, bu konularda biraz kasıtlı davranıldığını düşünmekteyim.

 Artık, halkımız arasında “Yalvaç” ve “Çalap” kelimeleri hiç kullanılmadığı gibi, belli kesimler “Tanrı” kelimesine de bir karşı duruş sergilemektedirler. Sanki “Tanrı” kelimesi, yabancı bir kelimeymiş gibi ya da put yerine kullanılıyormuş gibi. Bu da daha çok yabancı dillerden çevrilen eserlerde Yaratıcı yerine Tanrı kelimesi kullanıldığından olsa gerek. Sanki Tanrı kelimesi, Yüce Yaratıcımızı ifade etmekten uzakmış gibi algılatılmak istenmektedir. Bu, İslam adı kullanılarak yürütülen bir Arap Kültürünün yaygınlaştırılması çabasıdır.

Oysaki her dilde her kavramın mutlaka bir karşılığı vardır. Arapça’da Allah yerine kullanılan kavram, İngilizce’de “Gud”, Farsça’da “Hüda” olarak isimlendirildiği gibi, Türkçemizde de “Tanrı” ve “Çalap” olarak isimlendirilmiştir.

O nedenle, dilimize sahip çıkalım, konuşma ve yazışmalarımızda Türkçe kökenli kelimeleri bilerek ve isteyerek kullanmaya özen gösterelim. Çünkü her dilde, her kavram ve her nesnenin mutlaka bir karşılığı vardır. Olmasa bile (günümüzde faklı buluşlarla karşılaşmaktayız ve doğal olarak buluşu gerçekleştiren kişi, buluşunu kendi dilinden bir sözcükle adlandırmaktadır.) karşılığını dilimizin ağız yapısına göre üretip konuşmalarımıza dâhil etmeliyiz. Kelime üretmek, elbette ki dil bilimi ile uğraşanların işidir.

Bizim işimiz, Türkçemize sahip çıkmak, “ses bayrağımız” olan dilimizi en güzel şekilde konuşup yazmaktır.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI



1 Yorum - Yorum Yaz
Ziyaret Bilgileri
 
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam29
Toplam Ziyaret9831
 
D.BİLAL AKKUŞ
 
 

EMPATİ VE GERÇEK


 
ZÜHTÜ ŞAFAK
 
 

HAYIR, DEMENİN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ


 
OĞUZ ADEM SELÇUK
 
 
TÜRKÇEMİZE SAHİP ÇIKMAK

 
ZİYA POLAT
 
 

BU TOPRAKLAR SAHİPSİZ DEĞİLDİR!!!!!! (VATAN ŞİİRLERİ)


 
YUSUF İYİ
 
 
 TARİH FELSEFESİ SOHBETLERİ

 
MİNİ SOHBET
 

 
Tasarım: KUŞDEMİR Reklam Matbaa ve Tabela Hizmetleri